top of page
Ara


Duvarla Konuşmak: Sessizlik Ne Zaman Bir "İşkence" Yöntemine Dönüşür?
Tartışmanın en hararetli yerinde partneriniz bir anda susup, buz gibi bir duvara mı dönüşüyor? Bu bir "karakter yapısı" değil, ilişkinin sonunu getiren en tehlikeli virüstür. "Delirten" O Sessizlik Şu sahne tanıdık mı? Bir tartışmanın ortasındasınız. Canınız yanmış, bir şeyi izah etmeye çalışıyorsunuz. Nabzınız yüksek, belki sesiniz titriyor. Tek isteğiniz bir cevap, bir tepki, bir "Tamam anladım" cümlesi. Ama karşınızdaki kişiye bakıyorsunuz ve... Yok. Sanki fişi çekilmiş gi


Okul Bahçesinden Plaza Katlarına: Yetişkin Zorbalığı ve "Sessiz Mobbing"
Zorbalığın sadece çocuklara özgü olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Toplantılarda sözünüzün kesilmesi, "yanlışlıkla" mail listesinden çıkarılmanız veya o malum sessizlik... Bunlar iş stresi değil, sistematik bir "Akran Zorbalığı"dır. Peki, bu psikolojik savaştan ruh sağlığınızı nasıl korursunuz? Sabah ofise giriyorsunuz. "Günaydın" diyorsunuz ama o koca sessizlik duvarına çarpıyorsunuz. Öğle yemeği planları siz yanınızdayken fısıldaşarak yapılıyor ama kimse size dönüp bir


O Mesaj Gelmediğinde Neden Nefes Alamıyorsunuz? Yetişkinlerde Ayrılık Kaygısı
Partneriniz telefona bakmadığında veya iş seyahatine gittiğinde içinizi sebepsiz bir korku mu kaplıyor? Aklınız hemen "Başına bir şey geldi" ya da "Beni artık sevmiyor" senaryolarına mı gidiyor? Sakin olun. Yaşadığınız şey aşırı sevgiden değil, "Yetişkin Ayrılık Anksiyetesi"nden kaynaklanıyor olabilir. Her şey yolunda gidiyor. Akşam için plan yapmışsınız. Sonra bir mesaj atıyorsunuz: "Saat kaçta çıkarsın?" 15 dakika geçiyor... Cevap yok. 30 dakika geçiyor... "Görüldü" oldu am


Hafta Sonu Koltuktan Kalkamamak: Tembellik mi, Yoksa Bedenin "Şalteri İndirmesi" mi?
İçinizden bir ses "Kalk ve hareket et" diye bağırırken, bedeniniz tonlarca ağırlık altındaymış gibi koltuğa yapışıp kalıyor mu? Kendinizi suçlamayı bırakın. Yaşadığınız şey tembellik değil, "İşlevsel Donma" (Functional Freeze) olabilir. Cumartesi sabahı. Bütün hafta bugünün hayalini kurdunuz. Planlarınız var; belki spor yapılacak, o kitap okunacak ya da sadece evi toparlayacaksınız. Ama saatler ilerliyor ve siz hala o koltuktasınız. Elinizde telefon, ekranda ne aktığını bil


"İyi İnsan Olma Tuzağı": Neden Herkese "Evet" Derken Aslında Kendinize İhanet Ediyorsunuz? (People Pleasing)
"Ayıp Olmasın" Diye Tüketilen Bir Ömür Telefonunuz çalıyor. Ekranında o hiç konuşmak istemediğiniz arkadaşınızın ismi var. İçinizden "Açmak istemiyorum" diye bağırıyorsunuz. Ama eliniz otomatik olarak yeşil tuşa gidiyor. Ofiste mesainiz bitmiş, çantanızı toplamışsınız. Yöneticiniz masanıza gelip, "Şuna da bir bakabilir misin?" diyor. O anki yorgunluğunuza rağmen, ağzınızdan o lanetli kelime çıkıyor: "Tabii, hallederim." Akşam eve döndüğünüzde kendinizi tükenmiş, kullanılmış


Beyninizin "Kapatma Düğmesi" Bozuldu mu? Gece Yastığa Başınızı Koyduğunuzda Başlayan O "Zihinsel Geviş Getirme" Hali (Ruminasyon)
Saat 03:00'te O Toplantıyı Yeniden Yaşamak Yorgunsunuz. Bedeniniz uyumak için yalvarıyor. Işıkları kapattınız, yorganı üzerinize çektiniz. Ve tam o anda, beyninizde bir projeksiyon cihazı çalışmaya başladı. "Toplantıda neden öyle güldüm ki? Kesin aptal gibi göründüm." "Keşke o maili göndermeseydim, çok sert oldu." "Üç yıl önce ayrıldığım sevgilim haklı mıydı?" Aynı sahneleri, aynı diyalogları, sanki sonucu değiştirebilecekmişsiniz gibi tekrar tekrar oynatıyorsunuz. Buna psik


"Sen İyice Delirdin, Olaylar Öyle Olmadı": Aklınızdan Şüphe Etmenize Neden Olan Sinsi Manipülasyon (Gaslighting)
"Acaba Sorun Bende mi?" Eşinizle veya sevgilinizle bir tartışmadan çıktınız. Haklı olduğunuzdan adınız gibi emindiniz. Ama tartışma bittiğinde, kendinizi özür dilerken buldunuz. Hatta içinizden şunu geçirdiniz: "Gerçekten ben mi çok hassasım? Galiba ben olayları yanlış hatırlıyorum. O haklı, ben deliriyorum." Durun. Delirmiyorsunuz. Sadece modern ilişkilerin en tehlikeli ve sinsi manipülasyon tekniğine, yani Gaslighting 'e maruz kalıyor olabilirsiniz. Nedir Bu Gaslighting?


"Dışarıda Melek, Evde Barut Fıçısı": Neden En Çok Sevdiklerimizi Kırıyoruz? (Bastırılmış Öfke ve Tahammülsüzlük)
Anahtarı Çevirdiğiniz An Değişen Ruh Hali Sabah işe giderken her şey yolunda. Toplantılarda gülümsüyorsunuz, "Hallederiz" diyorsunuz. Ama akşam kapıdan girdiğiniz an... Yerdeki bir çorap, çocuğunuzun "Baba/Anne" diye seslenmesi veya eşinizin "Günün nasıl geçti?" sorusu bile sizi çileden çıkarmaya yetiyor. Aniden bağırıyor, sonra da "Ben nasıl bu hale geldim?" diye sabaha kadar vicdan azabı çekiyorsunuz. Tanıdık geldi mi? Yalnız değilsiniz. Bunun adı "Kötü Kalplilik" değil;


"Seni Seviyorum Ama Uzak Dur": Neden Hep Size Soğuk Davranan Kişilere Aşık Oluyorsunuz? (Kaçıngan Bağlanma)
O Meşhur Kovalamaca Senaryo hep aynıdır: Başta her şey harikadır. İlgilidir, heyecanlıdır. Ama ilişki ne zaman ciddileşmeye başlasa, karşı taraf bir adım geri çekilir. Mesajlar azalır, buluşmalar ertelenir, duvarlar örülür. Siz yaklaştıkça o kaçar; o kaçtıkça siz daha çok kovalarsınız. Kendinizi "Benim suçum ne?" diye yerken bulursunuz. Rahatlayın. Sorun sizde değil. Sorun, karşınızdaki kişinin "Bağlanma Stili"nde. Bugün, modern ilişkilerin en büyük katili olan "Kaçıngan Bağl


"Ben Hallederim" Hastalığı: Neden Herkesin Yükünü Taşıyorsunuz?
Arkadaş grubunuzun "Kriz Masası" siz misiniz? Ofiste kimin başı sıkışsa, işini gücünü bırakıp koşan o "Kahraman" siz misiniz? Ailenizde herkesin dert babası/anası siz misiniz? Dışarıdan bakınca harika görünüyorsunuz. "Ne kadar güçlü, ne kadar yetenekli, her şeye yetişiyor" diyorlar. Ama içeride? İçeride bitik bir pil gibisiniz. Çünkü siz yardım etmiyorsunuz; siz kendinizi feda ederek var oluyorsunuz. Biz buna psikolojide " Yüksek İşlevli Bağımlılık " (High-Functioning Codepen


"Anne Karnım Ağrıyor": Çocuğunuzun Okula Gitmek İstememesi Bir Kapris mi, Yoksa "Akran Zorbalığı"nın Sessiz Çığlığı mı?
Pazar akşamları evinizde hava aniden değişiyor mu? Neşeli çocuğunuz gidiyor, yerine hırçın, içine kapanık veya sebepsiz yere "Karnım ağrıyor, başım dönüyor" diyen bir çocuk mu geliyor? Birçok anne baba bunu "okul tembelliği" veya "şımarıklık" sanır. Hatta "Hadi nazlanma, herkes gidiyor" diyerek çocuğu servise bindirir. Ama durun. Belki de o karın ağrısı, tıbbi değil; duygusal bir ağrıdır. Belki de çocuğunuzun gitmek istemediği yer "okul" değil; okulda onu bekleyen o "duygusal


"Ben Yaratıcı Değilim" Yalanı: İçinizdeki Sanatçıyı Yeteneksizlik Değil, Korku Öldürdü
Bir anasınıfına girip "Kim resim çizmeyi sever?" diye sorsanız, sınıftaki çocukların %90'ı heyecanla parmak kaldırır. Aynı soruyu bir plaza ofisinde, yetişkinlere sorsanız; insanlar gözlerini kaçırır ve "Benim yeteneğim yok, ben çöp adam bile çizemem" derler. Peki o aradaki 20 yılda ne oldu? Yeteneğiniz mi buharlaştı? Hayır. Kaybettiğiniz şey yaratıcılık değil; "Hata yapma cesareti" idi. Büyüdükçe, zihnimize acımasız bir gardiyan yerleşti. Biz psikolojide ona "İç Eleştirmen"


Özgürlük mü, İşkence mi? "En İyisini" Aramaktan Vazgeçmediğiniz Sürece Asla Mutlu Olamayacaksınız
Senaryoyu çok iyi biliyorsunuz: Yorucu bir günün ardından eve geldiniz. Tek istediğiniz güzel bir yemek yemek ve kafanızı boşaltacak bir film izlemek. Uygulamayı açtınız. Önünüzde yüzlerce restoran, binlerce film seçeneği var. Mantıken "Özgürsünüz" , değil mi? İstediğinizi seçebilirsiniz. Ama pratikte "Tutsaksınız" . Hamburgere bakarken aklınız pizzada kalıyor. Pizzaya bakarken "Ya suşi daha taze geldiyse?" diye düşünüyorsunuz. Puanlara bakıyor, yorumları okuyor, fragmanları


Uyumaya Direnmek: Gündüz Kaybettiğiniz Kontrolü Gece Geri Alma Savaşı
Saat gece 01.30. Gözlerinizden uyku akıyor. Vücudunuz "Yat artık" diye yalvarıyor. Yarın sabah erken kalkmanız gerektiğini ve uykusuz kalırsanız gününüzün zehir olacağını çok iyi biliyorsunuz. Mantıken telefonu bırakıp yastığa başınızı koymanız 10 saniyenizi almaz. Ama yapamıyorsunuz. Anlamsızca sosyal medyada kaydırmaya, izlemediğiniz bir dizinin yeni bölümünü açmaya veya boş boş tavanı izlemeye devam ediyorsunuz. Kendinize "Neden iradesizim?" diye kızmayın. Bu bir uyku bozu


Tembel Değil, Mükemmeliyetçisiniz: Erteleme Hastalığının (Procrastination) Altındaki Gizli Korku
Önünüzde bitirmeniz gereken o önemli proje duruyor. Zaman daralıyor. Mantığınız "Hemen başla!" diye bağırıyor. Ama siz kendinizi birdenbire mutfak dolaplarını düzenlerken, alakasız mailleri yanıtlarken veya sosyal medyada kaybolmuş halde buluyorsunuz. Sonra o tanıdık ses geliyor: "Ne kadar iradesizsin, yine erteledin." Peki size, şu an yaşadığınız şeyin tembellikle uzaktan yakından ilgisi olmadığını söylesem? Hatta paradoksal bir şekilde, işinizi çok fazla önemsediğiniz için


Yakalanma Korkusu: Başarılarınızı Neden "Şans" Zannediyorsunuz? (Imposter Sendromu)
Önemli bir toplantıdasınız. Etrafınızdaki herkes size saygıyla bakıyor. Masadaki yerinizi hak ettiğinizi düşünüyorlar. Ama sizin zihninizde kısık sesle çalan o rahatsız edici şarkı hiç susmuyor: " Ya aslında hiçbir şey bilmediğimi anlarlarsa? Ya şimdiye kadar sadece şanslı olduğum için buradaysam? Bir gün maskem düşecek ve herkes benim bir 'sahtekar' olduğumu görecek." Dışarıdan bakıldığında CV'niz başarılarla dolu olabilir. Ancak içeride, o başarıların size ait olmadığına da


Dışarıdan Kusursuz, İçeriden Yorgun: Yüksek İşlevli Anksiyete Gerçeği
Sabahları erkenden kalkar, işlerini vaktinde yetiştirir, ajandasına sadık kalır ve dışarıdan bakıldığında "her şeye yetişen o başarılı insan" profilini çizersiniz. İnsanlar disiplininize hayrandır. "Nasıl bu kadar organize olabiliyorsun?" diye sorarlar. Siz gülümseyip geçiştirirsiniz ama içeride bambaşka bir fırtına koptuğunu kimse bilmez. Zihniniz asla susmaz. Durursanız düşecekmişsiniz gibi hissedersiniz. Başarılarınız size tatmin değil, sadece "şimdilik güvendeyim" hissi v


Motivasyon Neden Gelmez? Başlamak İçin "Hazır" Olmayı Bekleme Yanılgısı
Sabah alarm çaldığında tavanı izleyerek dakikalarca, hatta bazen saatlerce yatakta kaldığınız oldu mu? Zihniniz yapmanız gerekenlerin listesini önünüze sererken, vücudunuzun sanki tonlarca ağırlık altındaymış gibi hareket etmeyi reddettiği o anlar... Birçok kişi bu durumu "tembellik" ya da "iradesizlik" olarak adlandırsa da aslında bu, klinik psikolojide çok daha derin bir biyolojik tıkanıklığa işaret eder: seans odamızdan bir görsel Motivasyon Yanılgısı. Depresyonda Neden Hi


Her Şeye Sahipsiniz Ama İçiniz Neden Bomboş? “Altın Kafes Sendromu” ve Duygusal İhmal Belirtileri
Dışarıdan bakıldığında pek çok kişinin imreneceği bir hayatınız olabilir: iyi bir eğitim, başarılı bir kariyer, düzenli bir yaşam ve konforlu bir ev…Ancak günün sonunda kendinizle baş başa kaldığınızda tarif etmekte zorlandığınız bir boşluk hissi sizi karşılıyor olabilir. Birçok kişi bu noktada kendine şu soruyu yöneltir: “Her şeyim var, yine de neden mutsuzum?”“Bu his normal mi?” Bir Klinik Psikolog olarak şunu söyleyebilirim:Bu his ne nankörlüktür ne de şımarıklık. Yaşadığ


Terk Edilme Korkusu
Bağlılık ve ilişkiler insan hayatının temel taşlarıdır. Ancak, bir ilişkide terk edilme korkusu yaşamak oldukça yaygın bir deneyimdir....
bottom of page
