top of page
Ara


"Yüzüm Gülüyor Ama İçim Kan Ağlıyor": Kumar Bağımlısının Gizli Dünyası ve "Yalan Sarmalı"
O Bildirim Sesiyle Gelen Kalp Krizi Eşinizle salonda oturuyorsunuz, televizyonda komik bir film var. Herkes gülüyor. O sırada telefonunuza o bildirim sesi geliyor. Eşiniz gayet masumca "Kimdenmiş?" diye soruyor. Sizin ise o an kanınız donuyor, kalbiniz boğazınızda atıyor. Çünkü o mesajın bankadan, tefeciden veya borç aldığınız o arkadaştan geldiğini biliyorsunuz. Hemen bir yalan uyduruyorsunuz: "Şirketten ya, yine gereksiz bir mail." Gülümsemeye devam ediyorsunuz ama aklınız


"Tam Kazanıyordum, Direkten Döndü": Beyninizi Hackleyen "Ramak Kala" (Near-Miss) Tuzağı
"Ah Be! Bir Tıkla Kaçırdım!" Slot oyununda makaralar dönüyor. İlk sütun "7", ikinci sütun "7"... Kalbiniz yerinden çıkacak gibi atıyor. Üçüncü sütun yavaşlıyor ve tam "7" gelecekken bir tık daha kayıp "Bar" simgesinde duruyor. O an ne hissediyorsunuz? Normalde "Kaybettim" demeniz gerekirken, beyniniz size şunu fısıldıyor: "Gördün mü? Çok yaklaştın! Sistem ısındı, makine vermek üzere. Sakın kalkma, bir sonraki tur kesin büyük ikramiye düşecek." İşte sizi iflasa sürükleyen o si


"Onu Kurtardığınızı Sanıyorsunuz Ama Batırıyorsunuz": Kumar Bağımlısında "Borç Ödeme" Tuzağı
O Gözyaşları ve Son Yeminler Gece yarısı eşiniz karşınıza geçiyor. Gözleri kan çanağı, sesi titriyor. "Çok büyük bir hata yaptım" diyerek başlıyor anlatmaya. Tefecilere veya bankalara devasa bir borç yaptığını, maaşının üzerine haciz geleceğini, hatta işini kaybedebileceğini söylüyor. Diz çöküyor, ağlıyor ve o meşhur yemini ediyor: "Söz veriyorum bu sondu. Bir daha o sitelere girmeyeceğim. Sadece bu borcu kapatmama yardım et, yoksa mahvoluruz." İçiniz kan ağlıyor. Ailenizin,


"Keşke İlk Oynadığımda Kaybetseydim": Kumar Bağımlılığında "İlk Büyük Kazanç" Laneti
Her Şeyin Başladığı O Gece Patolojik kumar bağımlılarının hikayelerini dinlediğimizde, hepsinin ortak ve çok net hatırladığı bir "milat" vardır. İlk kez bir iddia bayisine girilen, o ilk slot oyununun tuşuna basılan veya telefona indirilen o bahis uygulamasında oynanan ilk oyun... Cebinizdeki çok ufak bir parayı (örneğin 200 TL'yi) sisteme attınız. Hiçbir beklentiniz yoktu, sadece öylesine deniyordunuz. Ve bir anda ekran ışıl ışıl oldu. 200 TL'niz, saniyeler içinde 5.000 TL'y


Kumarı Bıraktıktan Sonraki O Korkunç Boşluk: Hayat Neden "Renksiz" Geliyor? (Anhedoni)
Özgürlük Neden Bu Kadar "Sıkıcı" Hissettirir? Sonunda o büyük kararı verdiniz. Tüm bahis sitelerini engellediniz, uygulamaları sildiniz ve maaş kartınızı eşinize veya ailenize teslim ettiniz. İlk birkaç gün büyük bir rahatlama ve "Kurtuluyorum" hissi yaşadınız. Ancak aradan bir hafta geçtiğinde, üzerinize tarif edilemez, kurşun gibi ağır bir örtü çöktü. Ailenizle yediğiniz o akşam yemeği size işkence gibi uzun gelmeye başladı. Eskiden izlemeyi çok sevdiğiniz diziler artık hiç


"Ben Kumar Oynamıyorum, Analiz Yapıyorum": Spor Bahislerinde 'Kontrol İllüzyonu'
"Ben Rulet Oynamam, Benimki Tamamen Bilgi" Kumar bağımlılığı tedavisi için terapiye gelen danışanlar arasında en çok direnen, durumu en çok inkar eden kitle genellikle "Spor Bahisçileri"dir. Onlara göre slot makinelerine veya rulete para yatıranlar iradesiz kumarbazlardır. Kendileri ise asla o kategoriye girmez. Çünkü onlar oynamadan önce saatlerce "analiz" yaparlar. Takımların geçmiş maçlarını inceler, sakat oyuncuların listesini çıkarır, hakemin kart istatistiklerine hatta


Verimlilik Tuzağı: "Çok Meşgulüm" Demek Neden Yeni Statü Sembolümüz Oldu?
Yorgunlukla Övünenlerin Çağı Son günlerde arkadaşlarınızla yaptığınız sohbetleri bir düşünün. "Nasılsın?" sorusuna en son ne zaman sadece "İyiyim" cevabını verdiniz? Bunun yerine muhtemelen şu cümleleri kuruyoruz: "İnanılmaz meşgulüm, başımı kaşıyacak vaktim yok", "Dün gece sadece 4 saat uyuyabildim", "E-postaları temizlerken sabahı etmişim." Gariptir ki, bu cümleleri kurarken aslında şikayet etmiyoruz; gizliden gizliye bir gurur duyuyoruz. Çünkü modern çağda "meşgul olmak",


Sizi Ne Bırakıyor Ne De Seviyor: İlişkilerde "Ekmek Kırıntısı" Tuzağı (Breadcrumbing)
Sürekli "Bekleme Odasında" Yaşamak Bir mesaj atıyorsunuz, cevap ertesi gün geliyor. Tam "Bu iş bitti, artık ilgilenmiyor" diyorsunuz ve kendi hayatınıza odaklanmaya karar veriyorsunuz. O da ne? Bir anda telefonunuz aydınlanıyor. Eski günlerdeki gibi sıcak bir mesaj, Instagram hikayenize atılan alevli bir ifade ya da "Seni özledim" diyen bir ses kaydı. İçinizde yeniden umut yeşeriyor. "Galiba bu sefer düzeliyor, galiba beni gerçekten önemsiyor" diyorsunuz. Ama o mesajın veya


Neden Bana Zarar Veren Birinden Kopamıyorum? Sevgi Sandığınız Şey Aslında Bir "Travma Bağı" Olabilir
Ayrılık Mesajından Sonraki O İlk Gece Kararınızı verdiniz. Artık canınıza tak etti, eşyalarınızı topladınız ya da o bitirici uzun mesajı gönderdiniz. İçinizde garip bir güç, bir hafifleme hissi var. "Bitti" diyorsunuz. Sonra telefon çalıyor. Ekranda onun ismi. Açmamak için kendinizle savaşıyorsunuz ama açıyorsunuz. Sesindeki o pişman, o şefkatli, o yalvaran tonu duyuyorsunuz: "Sensiz yapamıyorum, lütfen..." Bir anda tüm o öfkeniz, o haklılık payınız eriyip gidiyor. Kendinizi


Sizi Seven Aileniz Aslında Sizi "Boğuyor" Olabilir mi? Yetişkinlerde Ayrışamama ve "Toksik Bağlar"
Pazar Kahvaltısı Zorunluluğu Kendi evinizdesiniz, eşinizle pazar keyfi yapmak istiyorsunuz. Telefon çalıyor. Anneniz veya babanız. "Bu hafta gelmiyor musunuz? Biz hazırlık yapmıştık..." sesindeki o hafif kırgınlık, o suçlayıcı ton. Bir anda içiniz cız ediyor. Planınızı iptal edip, istemeye istemeye o eve gidiyorsunuz. Orada otururken bedenen ordasınız ama ruhen öfkelisiniz. Tanıdık mı? Klinik psikolojide buna "Enmeshment" (İç İçe Geçmiş Aile) diyoruz. Dışarıdan "Biz birbir


Anahtarlarınızı Kaybedip, Aynı Anda 50 Sekme mi Açıyorsunuz? "Tembel" Değil, Tanı Almamış Bir "Yetişkin DEHB"li Olabilirsiniz
"Potansiyelini Harcıyorsun" Etiketi Hayatınız boyunca şu cümleleri duydunuz mu? "Çok zekisin ama kendini vermiyorsun." "Bir başlasan bitireceksin ama başlamıyorsun." "Daha dün söyledim, nasıl unutursun?" Şu an yetişkinsiniz. Masanızın üstü dağınık, bilgisayarınızda 25 tane sekme açık ama hiçbir iş tam bitmemiş. Bir arkadaşınız konuşurken 3. dakikada kopuyorsunuz. Kendinize en acımasız yargıyı yapıştırıyorsunuz: "Ben tembelim. Ben disiplinsizim." Durun. Belki de tembel değil


"Sen Yaşıtlarından Çok Olgunsun" Övgü mü, Travma mı? Çocukluğu Çalınan Yetişkinler: "Ebeveynleşen Çocuk"
"Annesinin Sırdaşı, Babasının Annesi" Henüz 8-9 yaşlarındasınız. Okuldan eve geliyorsunuz ama çizgi film izlemek yerine, mutfakta ağlayan annenizi teselli ediyorsunuz. Anneniz size babanızla olan sorunlarını anlatıyor: "Baban beni anlamıyor, yine geç geldi..." Siz o küçücük omuzlarınızla, annenizin "dert ortağı" veya "psikoloğu" oluyorsunuz. Ya da sorumsuz bir babanız var ve evin faturalarını, kardeşinizin bakımını siz düşünmek zorundasınız. Herkes size ne diyor? "Maşallah,


Başınız Ağrıdığında Google'a mı Soruyorsunuz? Modern Çağın Hastalığı: "Siberkondri" ve Sağlık Kaygısı
Baş Ağrısından Beyin Tümörüne 10 Dakika Akşam evdesiniz, sol kolunuzda hafif bir uyuşma hissettiniz. Mantıklı bir insan "Bugün ofiste ters oturdum" der. Ama "Sağlık Kaygısı" olan bir zihin şunu der: "Ya kalp kriziyse?" Hemen telefon ele alınır. Arama motoruna "sol kol uyuşması" yazılır. İlk çıkan sonuçlar masumdur. Ama siz aşağılara inersiniz. Ve o korkunç kelimeyi görürsünüz: "Kalp Yetmezliği" veya "MS Hastalığı". O an nabzınız hızlanır, nefesiniz daralır. İşte şimdi gerçe


Gerçek Olamayacak Kadar Güzel mi? "Love Bombing" (Aşk Bombalaması) ve Narsistik Tuzak
"Ruh Eşimi Buldum" Yanılgısı Tanışalı sadece 2 hafta oldu. Ama o size "Hayatım boyunca seni beklemişim" , "Biz birbirimiz için yaratılmışız" diyor. Telefonunuz hiç susmuyor, sabah günaydın mesajları, gün içinde çiçekler, akşam sürpriz yemekler... Kendinizi bir romantik komedi filminin başrolü gibi hissediyorsunuz. Ayaklarınız yerden kesilmiş durumda. Durun. Ve şu soruyu sorun: "Bir insan, beni henüz tanımadan nasıl bu kadar çok sevebilir?" Cevap acımasızdır: Sevemez. Bu yaş


"Başım Ağrıyor" Yalanı ve Gerçekler: Kadınlarda Cinsel İsteksizlik Bir "Kapris" Değil, Zihinsel Tükenmişliktir
Saat 23:00 ve O Sessiz Gerilim Çocuklar uyudu, mutfak toplandı, yarının işleri hazırlandı. Sonunda koltuğa oturdunuz. Partneriniz yanınıza yaklaştı, size dokundu ve o imayı yaptı. O an içinizden bir ses yükseldi: "Hayır. Şu an değil. Çok yorgunum. Lütfen benden bir şey daha isteme." Ama dışınızdan şunu dediniz: "Canım, bugün çok başım ağrıyor, yatsak mı?" Bu sahneyi yaşayan milyonlarca kadından biriyseniz, şunu bilin: Siz "soğuk", "frijit" veya partnerinizi sevmeyen biri deği


Yatak Odanız Bir "Sınav Salonuna" mı Dönüştü? Cinsel Performans Kaygısı ve "Seyirci Kalma" (Spectatoring)
Haz mı, Sınav mı? Partnerinizle yakınlaştığınız o an... Normalde dünyanın en keyifli, en doğal şeyi olması gerekirken; sizin kalbiniz sanki bir mülakata giriyormuşsunuz gibi çarpıyor. Aklınızda uçuşan o zehirli sorular: "Ya sertleşmezse?" "Ya erken biterse?" "Ya yeterince ıslanmazsam?" "Acaba vücudum nasıl görünüyor?" O an artık yatakta değilsiniz. O an, kendi kendinizi yargılayan acımasız bir jüri üyesisiniz. Bedeniniz oradadır ama zihniniz "performansınızı" izlemekle meş


Diyet Listeleri Neden İşe Yaramıyor? Kilo Vermenizi Engelleyen Gizli Düşman: "Duygusal Yeme"
Pazartesi Başlayan, Çarşamba Biten O Döngü Diyetisyene gittiniz, elinizde mükemmel bir liste var. Sabah yumurta, öğlen salata... Her şey yolunda. Ama Salı akşamı ofiste işler ters gitti veya evde canınız sıkıldı. Bir anda kendinizi buzdolabının önünde buldunuz. Elinizde o yasaklı çikolata veya hamur işi var. Yediniz. Pişman oldunuz. "Zaten bozuldu" deyip daha çok yediniz. Tanıdık geldi mi? Kendinize "İradesizim" etiketini yapıştırmayın. Bir Klinik Psikolog olarak söylüyorum:


Kargolar Gelince Mutlu, Kutuyu Açınca Pişman mısınız? Alışveriş Bağımlılığı (Onyomani)
"Sepete Ekle" Terapisi Ofiste çok gergin bir gün geçirdiniz veya partnerinizle tartıştınız. Eliniz gayriihtiyari telefona gidiyor. O turuncu veya mor logolu uygulamayı açıyorsunuz. İhtiyacınız yok ama o ayakkabı indirime girmiş. O ceket çok şık duruyor. "Bunu hak ettim" diyorsunuz ve satın al butonuna basıyorsunuz. O an vücudunuza sıcak bir rahatlama yayılıyor. Bir zafer hissi, bir heyecan... Ama bu his ne kadar sürüyor? Genellikle kargo kutusu açılana kadar. Kutuyu açıp ürü


"Zararı Kurtarıp Çıkacağım" Yalanı: Sanal Bahis, Slot Oyunları ve Kaybetme Döngüsü
Gece 03:00, Dönen Renkler ve Hızlanan Nabız Eviniz sessiz, herkes uyuyor. Siz ise elinizde telefon, ekranda aşağı yukarı kayan o renkli şekerlere, meyvelere veya düşmesini beklediğiniz o "büyük çarpanlara" kilitlenmişsiniz. Biraz önce ekranda "BÜYÜK KAZANÇ" yazdı, kendinizi zirvede hissettiniz. Beş dakika sonra hepsi eridi gitti, şimdi dibi görüyorsunuz. İçinizden bir ses "Bırak artık, kira parası gitti" diyor. Ama oyunun o hipnotize edici müziği ve renkleri beyninize fısı


"Şaka Yapıyordum, Çok Alıngansın": Dost Görünümlü Zorbalar (Frenemy) ve Sosyal Gaslighting
O "Masum" Şaka Bir akşam yemeğindesiniz, arkadaşlarınızla gülüp eğleniyorsunuz. Birden, grubun o "dobra" bilinen üyesi size dönüp gülümseyerek şöyle diyor: "Aslında bu terfiyi alman büyük şans, ben senin yerinde olsam o kadar strese gelemezdim. Ama sana yakışmış!" Masa buz kesmiyor, aksine herkes gülmeye devam ediyor. Siz de bozulduğunuzu belli etmemek için zoraki gülümsüyorsunuz. Eğer "Bu ne demek şimdi?" derseniz, cevabı hazırdır: "Aman sen de ne kadar alıngansın, şaka yapı
bottom of page
